"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır; çoğu zaman daha büyüğünü yaratırız." - Franz Kafka"

Ah Benim Şeker Kayınvalideciğim!

Çok şeker bir kayınvalidem var.

yazı resim

Kayınvalidem bir sabah kahvaltıya geldi. Konuşuyoruz daldan, doruktan.

Derken, başladı sızlanmaya. Bacakları pek ağrıyormuş, tansiyon hapı azalmış, romatizma hapı artık hiç kâr(fayda) etmez olmuş, ışık k­âadı(elektrik faturası) gene immana(çok) gelmiş. Sonra efendim, su kâadı (su faturası) derseniz öylesine yüklüymüş. Sanki hamam mı çalıştırıyormuş! Oysa, yaşlı bir kadının harcadığı sudan ne olacakmış. Zavallı kadın, abdest de mi almasınmış! Ya da; fazla su harcamasın diye, aldığı bir abdestle beş vakit namaz mı kılsaymış...Cık cık cıkmış.

Eh! Dinliyorum tabi uslu ve sabırlı bir gelin olarak.Yine aldı sazı eline sevgili kayınvalideciğim:
- Ahhhhh Kemraan! Dün aşamdan(akşamdan) sonra gapıya gidip gelmekten helâk oldum. Aç gapı gapa gapı, aç gapı gapa gapı. On yo (sefer) , onbeş yo gapıya gittim."
Demek ki çok gelen giden oldu diye düşündüm.Ve sordum:
- Kimler geldi o kadar anne?
- Amaaaaaaan! Hiç kimse.
- Eeeee! O zaman niye kapıya gidip geldiniz defalarca?

Aldığım yanıt şuydu:
- Kulaklarım pek duymeyo ya; belki gapıda biri vadır, zili çalıyordur da ben duymeyomdur diye, durup durup kapıya baktım. Bacaklam duravadı(yoruldu) .

Ah benim şeker kayınvalideciğim! Kendisini çok seviyorum yaaaa!

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön