Gölgesi düştü üzerime,
Ne güzel diyesim geldi.
Susamıştı...
Meyveleri ala, sulu...
Dallarını kendi sandı.
Bozkırda...
Pusula batıyı gösteriyordu,
Saatinin kadranı yalnızlığı.
Gözlerine sürme mi çekmişti
Yokluğunda...
Avuç içlerinde yemyeşil kına,
Parmakları bal kaymak.
Gölgesini kendi sandı,
Yâr diyesi geldi...
Sustu...
Kavuşamazdı yalnızlığa,
Onsuzken bile...
Kavuşamazdı yalnızlığa
Bozkırda...
Sönmüş yıldızlar gibi
İçe çöktü çaresiz
Uzayan saçlarıydı, iğde kokan,
Kanayan yarası dermansız,
Sargılar arasında kalan...
Onsuzken bile
Umarsız...
Kirpiklerinden sızan
Tatlı gün ışığı,
Yanakları elma sarısı.
Gölgesini kendi sandı
Bozkırda...
Kanayan yarasıydı aslında
Yârdan arta kalan ne varsa...
Sıladan ayrı düştüğüm
Gururdan değil,
Korkudan...
Adını anmadığım günleri
Sen yaşanmamış say.
Yırtıp attım ne varsa
Üzerine titrediğim,
Kadınım...
Koparıp attım
Sana dokunmadan geçen
O satırları aramızdan...
Gölgesi düştü üzerime,
Ne güzel diyesim geldi.
Susamıştım oysa,
Meyveleri ala, sulu.
Dallarını eğesim geldi.
Koparmak haram bana,
Susamıştım oysa...
Dallarını kolların sandım,
Aldanmışım...
Uzayıp giden bozkırda...
Gölgenmiş meğer,
Benden köşe bucak kaçan
İlk göz ağrım...
Kadınım...
Seni öpersem
Kurşun değer yarama...












