"Cennet mi? Sanırım bilgisayarım donmadan önce bulduğum son yer orasıydı." – Douglas Adams"

aman boşluk kalmasın

Boğazını temizledi. (Temizlenmiştir.) “Demek beni bunun için rahatsız ettin ha!” dedi. Kaşlarını çattı. “Demek beni bunun için rahatsız ediyorsun!” dedi. Odada yürümeye devam...

yazı resim

Boğazını temizledi. (Temizlenmiştir.)
“Demek beni bunun için rahatsız ettin ha!” dedi. Kaşlarını çattı.
“Demek beni bunun için rahatsız ediyorsun!” dedi. Odada yürümeye devam etti. Oda işte; milyarlarca odadan herhangi birine benzeyen, hiçbir yoksunluğu-zenginliği olmayan bir oda. İki sabit eşyanın arasında yürüyor. Masa-dolap... Belki de pencere-kapı. Sigara paketi-gün ışığı?
“Demek beni bu saatte...” Sustu. Çünkü kapı çaldı. Kapının ziline bastılar. Zile basılmaz; düğmeye basılır. Biri, kapının dış tarafında, hayır, kapının dışarı bakan tarafında, duvara monte edilmiş-kablolar vasıtasıyla-aracılığıyla-içerdeki zile elektrik akımı göndermek suretiyle-zili çalıştıracak-zilin ses çıkarmasını sağlayacak-aletin düğmesine bastı. Aman boşluk kalmasın! Çok dert açar; bunu en iyi devlet bilir...
Susmuştu hani?
Boğazını temizledi. (Temizlenmiştir.)
Kapıyı açtı : kapıcı.
“Demek, beni bunun için mi... Kahretsin!”
Kapıyı kapıcının yüzüne çarptı. (Bu bir deyim.)

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön