"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır; çoğu zaman daha büyüğünü yaratırız." - Franz Kafka"

Ankara Kar ve Çay

Ankara'ya kar yağar, demlik suya çay sağar. Elimde ince belli, içine bin can sığar. Buğu, dem, sıcak buse tutku zirveye ağar. Böyle tarihe geçer Ankara, kar bir de çay.

yazı resim

Ankara'ya kar yağar, demlik suya çay sağar.
Elimde ince belli, içine bin can sığar.
Buğu, dem, sıcak buse tutku zirveye ağar.
Böyle tarihe geçer Ankara, kar bir de çay.

İster beni kucakla istersen yabancı say.
Bana hep aşinadır Ankara, sen bir de çay.
Çayın demi dilimde sen gökyüzündeki ay.
Böyle tarihe geçer, Ankara kar bir de çay.

Ankara'ya kar yağar altında güller kalır.
Bir tatlı tebessümün gönlümden gamı alır.
Bana her şey yabancı çayla sen aşinadır.
Unutulsa da geçen Ankara hatırlanır.

Çayımın renginde sen gönlümde desen desen.
Beni böyle mest eden Ankara kar çay ve sen.
Çayın buğusundaki iç ısıtan nefes sen.
Bana ihsan bana can Ankara kar çay ve sen.
Ankara,06.02.2009 İ.K

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön