"Yazar olmak, bir tür zihinsel hastalıktır; tek farkı, bu hastalığı satabiliyor olmanızdır." — Neil Gaiman"

Ankara Kar ve Çay

Ankara'ya kar yağar, demlik suya çay sağar. Elimde ince belli, içine bin can sığar. Buğu, dem, sıcak buse tutku zirveye ağar. Böyle tarihe geçer Ankara, kar bir de çay.

yazı resim

Ankara'ya kar yağar, demlik suya çay sağar.
Elimde ince belli, içine bin can sığar.
Buğu, dem, sıcak buse tutku zirveye ağar.
Böyle tarihe geçer Ankara, kar bir de çay.

İster beni kucakla istersen yabancı say.
Bana hep aşinadır Ankara, sen bir de çay.
Çayın demi dilimde sen gökyüzündeki ay.
Böyle tarihe geçer, Ankara kar bir de çay.

Ankara'ya kar yağar altında güller kalır.
Bir tatlı tebessümün gönlümden gamı alır.
Bana her şey yabancı çayla sen aşinadır.
Unutulsa da geçen Ankara hatırlanır.

Çayımın renginde sen gönlümde desen desen.
Beni böyle mest eden Ankara kar çay ve sen.
Çayın buğusundaki iç ısıtan nefes sen.
Bana ihsan bana can Ankara kar çay ve sen.
Ankara,06.02.2009 İ.K

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön