Ustaya Saygı
Sahip çıkamadık gelen günlere
Zulümler dağları aşıyor ustam
İlkbaharda kıran vurdu güllere
Gayrı umutlarım üşüyor ustam.
Çıkarcılar başta soyan soyana
Bilmem ki bu halk nasıl uyana
Gayrı kasasını vatan sayana
Emekçiler esir düşüyor ustam..
Karanlıklar uzar sökülmüyor tan
Şu kocaman dünya içi boş bir han
Hani kâinatın aynası insan!
Benliğinden uzak düşüyor ustam..
Hamur çiğ kalır mı özü pişince
İnsan değişiyor cebi şişince
Aydın bildiğimiz özgür düşünce.
Çıkarı görünce şaşıyor ustam..
Nasırlı ellerden eksilmiyor kan
Usumda ağarır kıp kızıl bir tan
Umudu biliyor yürekte isyan
Ham çelik ocakta pişiyor ustam
Eli her saz tutan, Ozanım diyor
Halktan uzak, hakkı yazanım diyor,
Yeri geldiğinde sazanım diyor
Kendini halt sanıp şişiyor ustam..
Sızı düştü elimdeki nasıra
Anlatsam da sığmaz sözler asır, a
Ehil olmayanlar ermez bu sırra
Her gelen yarayı kaşıyor ustam.
Yoksulu buluyor felek çarkı da
Henüz basılmamış kitap yargı da
Meledik biz koyun olduk şarkı da
Su bile bardaktan taşıyor ustam
Şimdi seher vakti virandır bağlar
Aç çocuk sesleri yüreği dağlar
Umudu ardında saklıyor çağlar
İnsanlık kabrini eşiyor ustam.
Yine saz figanda teller yaralı
Düşünceler tutsak gönül karalı
Hala alkışlarlar çıplak kralı
Bilinmez kim nerden koşuyor ustam.
Özgür basını bir getirsek dile
Kanatır dağları çekilen çile
Yarı ağlamaklı gülüşler ile
Yüreğim seninle coşuyor ustam
Ozan Vurguni ey gönül şahım
Bir gün alınacak benimde ahım
Dilimde bir sevda zülfü siyahım
Aşık Daimi!y le yaşıyor ustam…
Abdullah Oral
]