"Akıl, kendi kendini cilalayan bir ayna gibidir; ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Stanisław Lem (Kurgusal)"

Aşk Hükmünde Kararname; Adına Yazılmış "Zafer Nafakası"

Utanmam ağlarken, Susarken avaz avaz..

yazı resim

İçimdeki heykelmiş...
Kırdım gitti
ve hiç bir puta tapmadım
adına "aşk" diyerek!
Söz bitti ve aşk yok!
Dostluk; hiç olmadı...
Hiç bir gece çökmez üstüme
ve adına mersiye düzmez kalem
aşk "hakedene" gider
"Değerse" yazılmaya
"Kağıda değen"

Zafer senin olsun
Yol hep benim

İçim cehennem gibidir benim;
Yanlış durakta binenler,
yanlış durakta bindirilenler...
Çığlıkları aynıdır hepsinin
Göz yaşım bile akmaz,
ses bile çıkmaz rediften.
Utanmam ağlarken,
Susarken avaz avaz..
Aşk "hakedene" gider
"Değerse" yazılmaya
"Kağıda değen"

Toprak senin olsun
Yağmur hep benim!

Adı kazanç ve zafer olan,
adı "yengi" olan her ne varsa
Sana yazdım, nafaka hükmü
Aşkı bir "savaş" olarak yaz,
Kuşan miğferlerini...
Bendeki gölgen ılıktı ilk aralık,
Güneş tepemde gitti gölge,
Büst dediğim şey işte!
Kırıldı kendi kendine...
Gitti söz, bitti redif
Ardından kalanlar
Kırık dökük tonozlar...

Hayat senin olsun
Memat benim!

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön