"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

yazı resim

Şöyle bir dönüp baktım mazime
Neler neler yaşadım ben diye
Bir resim takıldı önce gözüme
Derken canlanıverdi anılar ömümde.

Güzel günlerdi tek tek kalanlar geride
Anarken bir tebessüm yerleşti onları yüzüme
Meğer ne çabuk geçmiş zaman hiç bilemedim.
“Hey gidi günler” dedim ve yaşadığıma sevindim.

Tüm güzel dostlarıma vefakâr bir yâd yolladım.
“Ah ah” diyerek hepsini hasretle kucakladım.
Hayat herkesi ayrı ayrı yollara çıkarmış.
Ama yinede sevgi hep kalbimizde kalmış.

Maziyi anmak bazen mutluluk bazen de keder,
Canlanınca gözümde ilk yüzüm güler,
Sanki yeniden yaşarım tüm o güzel anları.
Özenle saklarım kalbimde tüm hatıraları.

Sonra bir hasret çöküverir üstüme.
Bu dakikadan sonra söz geçiremem kalbime.
Gözlerimden yaşlar düştüm düşüyorum der.
Biraz mutluluk biraz hasret bu yaşları besler.

Maziye dönüp bakmak aynalarla yüzleşmektir bence,
İyi ya da kötü ne varsa karşımızdadır işte.
Bazen sevinçle geçmiş günler bezen boğulmuşuz dertte.
Aynalarda kalansa; buruk bir tebessüm hep nihayetinde.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön