"Yarın değil, bugün! Çünkü yarın dediğin şey, bugünün dününden ibarettir." – Samuel Beckett (kurgusal)"

Bakireydin Terketmeden Önce

Yüzünü çeviriyordu baktığımda gözlerine. Bekaretini yitirmişti.

yazı resim

Ayrımsayamıyorum, çok mu kırılgan oldum hayata.
Bu yaz doğduğum köye gittim. Yüzünü çeviriyordu baktığımda gözlerine. Bekaretini yitirmişti. Temizleneceği çağlayanları kurumuştu. İki elimle dökük orman saçlarına dokunup yüzünü çevirince
anladım neden saklandığını. Oturduğumuz evi yıkmışlar yüzünün tüm kemiklerini kırmışlardı.
Ağlamaya başladı cılız pınarları aktı gözlerinden.
Neden? dedi. Neden terkettin beni bunca yıl?
Çok ağladım, ormanlarımda çakalların acı ulumalarında. Çok acıdı ellerim ağaçlarımın her yanışında. Yüzüme her kırışık doğuşunda koşarak balık tutmaya kaçtığın patika yollarımı otlar kapladı. Her fırtınada salıncak iplerini astığın tavan direklerim kırıldı. Erik ağaçları hep seni son kez görmeyi istedi kurumadan önce. Koca kiraz ağacı kesilmeden.
Şimdi git yüksek apartmanlarda otur. Beton patikalarda yürü akşam üstleri. Sinemalarda ve düşlerinde ara eski günleri.

Çalış Köyü

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön