"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"

Balkonda Bir Gül

yazı resim

balkonda bir gül
bordo, vakur, yalnız
ve bunların farkında.
akşamsefası onun arkasında,
kasımpatı yanında.
nane ve fesleğen kokusu boyutlandırıyor
akşam kızıllığını.
uzaklarda renk renk ışıklar;
kırmızı, mavi, yeşil, sarı, beyaz, mor.
türlü biçimlerde,
yüksek yapılar;
yeşil sarmaşıklı gecekonduları yutan.
uzaklardan
balkonunda ay yıldızlı bayrak olan
düğün evlerinden gelen,
piyasa şarkıcılarının fantezi parçaları.
ve hepsi birbirine karışan çalgı seslerinin
bitmeyecek gibi duran armonisi.
Bunu, eşekle horozu yanına alıp
bremen’e gidemeyen
köpeklerin korosu
ürkütücü biçimde çeşitlendiriyor.
silah sesleri,
sözde eğlenen magandaların
mide bulandıran,
ürkütücü
naralarına karışmış.
havai fişeklerin
yükseklerdeki dansı
mekanikleşiyor neden sonra.
bunları görmüyoruz,
duymuyoruz.
bu dünyanın dışındayız.
biz
cehennemde bile
sevişme yetisini göstermiş
iki sevdalıyız.
sevişmelerimiz sürecek
dünya durdukça.
bizden sonra da
anlatılacak aşkımız…
anlatılmayacak mı?
haydi söyle. şimdi söyle...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön