"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"

Beni Kendi Cümlelerinle Sevmelisin Sevgilim

"sevdim diye bir çaya tav oluşum "

yazı resim

kısra kesmiş bir dilin gece nöbetindeyim
ne dokunabiliyorum yüzünün ayazına
ne yazabiliyorum seni beyaz bir kağıda
kendini dinlediğin odanın duvarıyım sevgilim
küfre çalan bir isyanın acemi çırpınışları
gözlerimi bile görmeden bilmem kaç kez ayrıldığın sevgilin.

ötesine berisine sövüp saydığım
an ve an sıkıldığım bu topraktan kaçıp
ayağının değdiği toprağın olmayı ne çok istedim

bende kalsaydın daha çok sevemezdim inan
mavi bir düşün sırtında gözlerime bile bakmadan gittin
gidişin yangındır
ciğerlerimdeki acının dumanını
gecenin yüzüne savurduğum bakışlarımdır

ve gitmek en çok sana yakışandır
ki biz bir kez bile nefesleşebilseydik
solusaydık aynı kentin pis kardondioksitini
-bu ülkeyi yangın sarardı-

beni kendi cümlelerinle sevmelisin sevgilim
hiç bir şairin aklına düşmemiş
aşkına gebe kalmamış bir gece de
rahmine tohum niyetine ekmelisin

- Deniz Pınar

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön