"Hayat bir roman gibidir; ne kadar kalın olursa olsun, sonunda hep aynı kapakla biter." - Franz Kafka"

Beyoğlu'ndan Pera'ya

Çiğneniyor cesedim Galatasaray' dan Pera' ya / Doğmamış fikirlerim / Bir annenin / düşüğü gibi

yazı resim

Almışım başımı yürüyorum

Beyoğlu'ndan.. .. Pera'ya
Kulağımı yırtan bir keman sesi
Varoşlardan birinin paslanmış

salıncağı gibi..
Oynayacak çocuk bulamayan..

Bedenim külçeleşiyor her adımımda

biraz daha...

biraz daha ..
Dayanamıyorum

Biniyorum tramvaya ağa camii önünden

Yavaş..

yavaş....
Geçiyorum kitapçılarda yıllanan kitapları

Renkli gastelerdeki yalan haberleri!...

Birnefeste
Tutamaklarında bir zamanlar

6 Eylül' de... 7 Eylül' de...

Rum'ların kumaşlarının bağlandığı yerde
Şimdi hayallerim dalgalanıyor

Kırmızı..

Yeşil..

Mavi..

Çiçekli..

Bulutlu!
Saatlerin ezildiği raylarda

Şimdi bacaklarım eziliyor
Çiğneniyor cesedim Galatasaray' dan Pera' ya

Doğmamış fikirlerim

Bir annenin düşüğü gibi
Kirpiklerim gök gürültülerine karışıyor

Yanıyor bedenim..
Küllerim çöküyor taksime

çığlıklar tıkıyor kulaklarımı

yanıyorum..

Yanıyorum

ölmüyorum..

UmARsIZ

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön