"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Bilmiyorlardı

yazı resim

Bomboş ve loş evim
Dört duvar arası dört kişilik bir yalnızlık gibi
Kütlesi ağır
Ağır bir yük omuzlarımda..
Çok ağır bir sancı kafatasımda
Anlamlandıramadığım bir ağrı bu
Senin gibi..
Puslu ve yalnız
Kırılgan ve kaybolmuş
Düşlerim gibi..
Belki hiç varolmamış
Sahte bir yanılsamadan ibaret..
Ya da belki bilinçaltıma gömdüklerim kadar derin..
İzli..

Sebepsiz ve sonuçsuz gözlerim
Gitmek istediği
Koşmak istediği yerler gibi..
Uzak..
Bedenime büyük gelen giysiler gibi ruhum
Taşıyamadığım kimi zaman
Yalpalandığım sokaklarında kimsesizliğinin
Dokunmaya korktuğum
Varlığın gibi..
Gizli ve zamansız
Delik deşik olmaya çok müsait
Ve sağır ve dilsiz mecburiyetten..

Gizli ama suçsuz ellerim
İçime akan sözcükler gibi kırık kemikleri..
Yapıştırılamadan tekrar kırılmış
Ve bu yüzden ölü doğmuş aslında
Aşklarım gibi..
Hareket bile edemeden..
Kimseler gelmemiş uğurlamaya
O yüzden dağılmamış henüz kasveti..
Yokluğun gibi..
Belli belirsiz
Acılı ve yaşlı
Ve aslında hiç gitmemiş..
Ve hiç konuşulmamış gerçekte..

Rahatsızlığımı alıp götürdüler bir gün
Uyuyordum..
Dokunulmazlığımı kaldırıp attılar uçurumdan
Düşlüyordum..
Ve çözdüler ellerimi bi bahçeye salıp beni..
Özgür bıraktılar düşlerimi
Koştum..
Durmadan koştum..
Taa ki kendimi yakalayana kadar..
Kendime ulaşana kadar..
Ve kendime kavuşana kadar..

Biliyorlardı çünkü..
Biliyorlardı..

Elbet o zaman buluşurdum seslerle ve sessizlikle
Kavuşurdum renklerime
Ve işte belki o zaman buruşturup atardım anlamlı anlamsızlığımı..
Ve anlardım belki de..
Aslında hiç varolmadığımı..

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön