"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"

Bir rüyanın ardından

Bir rüyanın ardından gelen içsel yolculuğun samimi hikâyesi. Yazar, köprüden geçen bir cenaze görüntüsüyle başlayan düşünü, eskiyi geride bırakma ve yenilenme çağrısı olarak yorumluyor. İlk şiirlerini paylaştığı bu platformda kendini anlaşılmış hisseden yazar, okuyucularına minnettarlığını ifade ediyor ve içtenliğiyle, gerçek duygularını mühürlediği bu yazıyı sunuyor.

yazı resim

İki gün önce bir rüya gördüm.Tanıdığım bir insanın cenazesi bir köprünün üzerinden geçiriliyordu.Aslında Tabuttaki kişi ben miydim yoksa tanıdığım kişi miydi bilmiyorum .Belki de ölmüştüm de kendimi izliyordum.
Bu tuhaf rüya bir uyanış çağrısı mıydı yoksa.Belki de bir uyarı...Eskiyi geride bırakmak.Yeni bir bene uyanmak.Eskiyi toprağa gömmek... Mana alemi yalan söylemez... Uzun bir fırtına sonrasında kıyıya ulaşabilmiş yorgun fakat sakinleşmiş biri ya da karmik bir bağdan özgürleşmiş gibi... Ama her halikarda hafiflemiş hissediyorum kendimi...

İlk satırımı,ilk şiirimi yazdığım yer burası. Beni ilk burada anladı okuyanlar.Her yargısız okuyuş iyi geldi bana.Şifa oldu . Bu yüzden onlara teşekkür borçluyum. Mutluluk herdaim onlara yoldaş olsun...

İçim neyse dışım da o .Yazım da öyle galiba...
Çok edebi olmasa da duygularım gerçek...

Hislerimi buraya mühürledim...

KİTAP İZLERİ

Masumiyet Müzesi

Orhan Pamuk

Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön