"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Bir çocuk vardı...

Bir çocuk vardı

yazı resim

Bir çocuk vardı;
Onu tanıdığımda 17 yaşında olan.
Sevmeyi, sevilmeyi isteyen bir çocuk.

Bir çocuk vardı;
Ayrılık acısını bilmeyen.
Onu gördüm.
Mutluydu. Seviyordu, seviliyordu.
Günleri huzurlu ve sevinçli geçiyordu.
Ama ayrılık acısını bilmiyordu.

Bir çocuk vardı;
Hafta sonu 2'de Kadıköy'e gidip sahile inen.
Sevgilisiyle birlikte sevinç içinde.

Bir çocuk vardı;
Hafta sonu 2'de Kadıköy'e gidip sahile inen.
Bu sefer başı önde, omzunda gitar.
Onu gördüm.
İçiyordu, ağlıyordu.
Mektuplara sarılmış. Gitar ise yanında.

Bir çocuk vardı;
Hayatı bitmiş,kimseyle konuşmayan.
İçen, ağlayan.
Bir gün el sürmediği gitarını alıp çalmaya başladı.
İnsanlar etrafında. Gülüyordu!.
Çaldı,çaldı,çaldı...
Sonra sustu.
Elveda dedi.
Ebediyete...

Bir çocuk vardı;
Artık ayrılık acısını tatmıştı... Gülüyordu.

Bir çocuk vardı;
Onu tanıdığımda henüz 17 yaşında olan.
Bir elinde gitar,diğerinde mektuplar.
Kollarını açmıştı. Rüzgara, Beşiktaş'a...

Bir çocuk vardı;
Kendisini boşluğa bırakırken "SENİ SEVİYORUM!" diye bağıran...

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön