"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"

Bir çocuk vardı...

Bir çocuk vardı

yazı resim

Bir çocuk vardı;
Onu tanıdığımda 17 yaşında olan.
Sevmeyi, sevilmeyi isteyen bir çocuk.

Bir çocuk vardı;
Ayrılık acısını bilmeyen.
Onu gördüm.
Mutluydu. Seviyordu, seviliyordu.
Günleri huzurlu ve sevinçli geçiyordu.
Ama ayrılık acısını bilmiyordu.

Bir çocuk vardı;
Hafta sonu 2'de Kadıköy'e gidip sahile inen.
Sevgilisiyle birlikte sevinç içinde.

Bir çocuk vardı;
Hafta sonu 2'de Kadıköy'e gidip sahile inen.
Bu sefer başı önde, omzunda gitar.
Onu gördüm.
İçiyordu, ağlıyordu.
Mektuplara sarılmış. Gitar ise yanında.

Bir çocuk vardı;
Hayatı bitmiş,kimseyle konuşmayan.
İçen, ağlayan.
Bir gün el sürmediği gitarını alıp çalmaya başladı.
İnsanlar etrafında. Gülüyordu!.
Çaldı,çaldı,çaldı...
Sonra sustu.
Elveda dedi.
Ebediyete...

Bir çocuk vardı;
Artık ayrılık acısını tatmıştı... Gülüyordu.

Bir çocuk vardı;
Onu tanıdığımda henüz 17 yaşında olan.
Bir elinde gitar,diğerinde mektuplar.
Kollarını açmıştı. Rüzgara, Beşiktaş'a...

Bir çocuk vardı;
Kendisini boşluğa bırakırken "SENİ SEVİYORUM!" diye bağıran...

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön