"Gelecek mi? Ben daha dünün taslaklarını bitiremedim ki!" – Franz Kafka (kurgusal)"

Bulutunu Terk Eden Damlalar Çatak Deresinden Usulca Akar. Ta ki Göle Ulaşıncaya Kadar

Göl, tüm bedeniyle şefkatle sarar sarışın, esmer ve kumrallarını. Kıyılarında koşuşturanların bacaklarını yalayan sular serinletiverir.

yazı resimYZ

Çatak deresinin çağlayan coşkun suları Sırakayaların altından geçerek bir zamanlar çetelerin yaptıkları vurgunları paylaştıkları Kuzgun kayasına gelir ovaya indiğinde gölün uykusuna dalar. Göl, kara orman esmediği sürece sakindir. Ama bir de esiverdi mi Sarı balık en kuytu köşelerde saklar kendini. Gölün en derin yeri seksen beş metre. Deniz seviyesinden yüksekliği de aynı. Ne ilginç bir rastlantıdır ki gölün kenarındaki Sarı kaya da seksen beş metre yükseklikten bakar karşı yakadaki Çakırcaya Boyalıcaya. Sarı balık İznik çinilerine de konu olmuştur iri pullarıyla. Sazangiller familyasının bu göle has balığı lezzetiyle eşsizdir.

Göl, tüm bedeniyle şefkatle sarar sarışın, esmer ve kumrallarını. Kıyılarında koşuşturanların bacaklarını yalayan sular serinletiverir. Yazın sıcağında mayışanlar kuyu suyu gibi derin ve serin sulara bıraktı mı kendini ayılıverir.

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön