"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

yazı resim

Demliğin sızısı sen billur yanaklı peri.
Berrak bir şarkı olur dillerde nazlı hâlin.
İçimde hüzün tortu gittiğin günden beri.
Adını ezberledim naz kokulu nihalin.

Çaya susayan zaman özlerken gülüşünü.
Buğulu mısraların özünde mana sensin.
Gönlümde gizliyorum efsanevi düşünü.
Hayalimi süsleyen haz ıtırlı desensin.

Parmakların elifçe ellerin ince ince.
İnce belliler biraz elini kıskanıyor.
Gamzenle can verensin dudağımda sevince.
Billur bakışlarını gören hayal sanıyor.

Gümüşten zamanların telkari derkenarı.
Buseliğe bağlanır burda bütün zamanlar.
Sonbaharın öyküsü çatlatır nazla narı.
Buğunun hülyasını kuruyan dudak anlar.

Karanfil katresidir dudakların saf alev.
Çayımın buğusuna karışır gülün nazı.
Naz perisi ağırlar her demde billurdan ev.
İçtikçe berraklaşır semaverin niyazı.
Ankara, 27.09.2012 İ.K

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön