"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Canım Gitti

yazı resim

Esti feleğin rüzgârı kaşı kemanım gitti
Yar ile ağyar der iken can-ı cananım gitti

Hem de öyle rüzgâr ki fırtınalar kopardı
Hep dağıldı etrafımdan yar-ı yaranım gitti

İhanet hançeri vurdu sinemde sâd yaram var
Rüsva oldum âlemlere sırr-ı pünhanım gitti

Felek saldı kör kuyuya tutunacak ipim yok
Her akidem yalan oldu ahd-i peymanım gitti

Göklerde kartal misali kanat çırpıp uçardım
Ağlar oldum canıma ah-ı amanım gitti

Sözüme söz söyletmezdim ne dosta ne düşmana
Muhtac-ı namerdim artık merd-i civanım gitti

Sefile düşküne açık sofram kapandı zahir
Bu nasıl bir fiskeydi ki han-ı hamamım gitti

Er idim er meydanında sözüm kılıçtan keskin
Tıfl-ı sabi de dinlemez hükm-ü fermanım gitti

Hilal oldu kaddim benim dimdik belim büküldü
Saçlarıma karlar yağdı dem-i devranım gitti

Peşimi hiç bırakmadın pusu tuzaklar kurdun
Ey felek çok yaman vurdun ahiri canım gitti

Cahit Kılıç

İstanbul, 21.04.2010

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön