"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

\*çay\*

İnceden narinceden bir efsane süzülür. / Demliğin derunundan ıtır saçar bir peri. / Huzur sükun yurduna kervan yola düzülür. / Adı demlik güzeli çay doğduğundan beri. / /

yazı resim

İnceden narinceden bir efsane süzülür.
Demliğin derunundan ıtır saçar bir peri.
Huzur sükun yurduna kervan yola düzülür.
Adı demlik güzeli çay doğduğundan beri.

Zarafetin tılsımı ince belliye özgü.
Işık saçar Leyla’nın kara gözü doğaya.
Elif endamlıları kıskanır dem dem gözgü.
Gül misalin sureti nispet edilir aya.

Gümüş tepside hayal dudaklarda karanfil.
Naz nefesliyle olur kerpiç haneler saray.
Sükunetin koynunda dinlenir bir mevsim dil.
Erguvan dallarının meramına teşne çay.

Haz alır çay suyunu konuk eden çaydanlık.
Kelimeler incelir çay sözünü yazarken.
Damakta burukluğu olsa bile bir anlık,
İçeni meftun eder naz gülü kar yağarken.

Zemheriyi bahara çevirir çay saati.
Cama yansıyan gülüş sevgiliden yadigar.
Anılar sayfasında karışır mazi ati.
Hatıraları süsler çay ikliminde nigar.
Ankara, 15.01.2014

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön