"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Çay Serhoşluğu

Uç verir sevda dalı semaver efkârlanır. Semenderler ateşe efelenir su susar. Çayın gül hatırına ateş biraz harlanır. Demliğin derunuysa şevk ile çaya susar.

yazı resim

Semaverin başı döner buğulanır gözleri.
Narin parmaklar ile ezilir gül yaprağı.
Çaya methiye okur billûr pınar gözleri.
Edasıyla mest eder şırıl şırıl toprağı.

Uç verir sevda dalı semaver efkârlanır.
Semenderler ateşe efelenir su susar.
Çayın gül hatırına ateş biraz harlanır.
Demliğin derunuysa şevk ile çaya susar.

Ateşle sudan özge zıt sevgili bulunmaz.
Yarenlerin sinesi ikisine vatandır.
Çay olmasa ateşe su yüreğini sunmaz.
Bir huzur mevsiminin başladığı devrandır.

Dudaklarda bir özlem sızım sızım sızılar.
Semaver derdin dürer buse dudağa sükût.
Bu demde çay üstüne yazılan tüm yazılar.
Çay için giriş yapar an has makamlara ut.

Fağfuri fincanlara gölgesi vurur ayın.
Başı dönen semaver billûrdan türkü söyler.
Bütün yaşananları çay serhoşluğu sayın.
Demlikle semaver ki duru suyu çay eyler
Ankara,16.08.2011 İ.K

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön