"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Çayın Rengindeki Sır

yazı resim

Gün ışığı kıskanır gamzesini an be an.
Efsaneler süzülür bardağın sinesine.
Geldiği mekanlarda ona kurulur zaman.
Gül ıtırı karışır dem dem efsanesine.
Kitaplara girizgâh çayın rengindeki sır.

Adını söylemeye dil yasaklı harf ketum.
Dizeler yollarına serilir naz mevsimi.
Bağrındaki yaraya merhemi elinden um.
Dudağındaki alev katre karanfil imi.
Sinedeki gizli ah çayın rengindeki sır.

Leyla gecenin ahı yıldızlar şahit olur.
Sular yanar tutuşur ermek için menzile.
Demliğin rüyasını hazla çaydanlık solur.
İnce belli cerenler naz ile gelir dile.
Efsaneleşen siyah çayın rengindeki sır.

Naza misal istense hemen o düşer yada.
Lâkin sükut edilir ismi hiç söylenilmez.
Tebessümü yetişir zor zamanda imdada.
Onun hatırasını geçen zamanlar silmez.
Yedi renk kadar gümrah çayın rengindeki sır.
Ankara, 28.01.2014 İ.K

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön