"Gerçek şu ki, dünya 1 Nisan şakası kadar absürt, ama biz yine de bu şakaya inanmayı sürdürüyoruz." - Albert Camus"

Çayla İstanbul

yazı resim

Çayla İstanbul senin gamzenin iz düşümü.
Sükûnet demlerinde tavrın şiir misali.
Süslüyor ikisi de sana dair düşümü.
Konuşmaya başlaman andırır gül misali.

Emirgan’da efsunkâr Çamlıca’da gül misal.
Çayın buğusuyla hep harmanlanır durursun.
Sükûnetin efsane teleffuzunsa masal.
Boğaz esintisinde saçını savurursun.

Çayla İstanbul demek dem dem seni düşünmek.
Buğusunda kaybolmak ince belli bardağın.
Bir kafile melekle semadan yere inmek.
Zirvesinden kar dermek hayalinle her dağın.

Yedi tepe üstünde yedi tepe gülü sen.
Çayın berraklığında gamzenin ışıltısı.
Bardağı elmas kılar yedi kandilli busen.
Nefesine karışır rüzgârın fısıltısı.

Kız Kulesi’nde endam çağrıştırır edanı.
Çaya nefaset olur rüya gibi gülüşün.
Hurufat yazmak için can atar hep sedanı.
Uzaklarda olsan da çay derken beni düşün.

Çayla İstanbul demek gümüş sahile inmek.
Yudumlamak hayali kristal düş kurarken.
Bir tebessümü/n için ömür boyu sevinmek.
Hep seni(onu) hatırlamak çay damağı burarken.
Ankara, 05.02.2012 İ.K

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön