"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resim

Mekanımız çaynağme toplanırız ehli dil
Semaverle demliğin şarkısını dinleriz
Ümit ile ışıldar her gönülde bir kandil
Ferahnâkta rahatlar suzinakta inleriz.

Suya nüzul eder sır demliğe güneş doğar
Bir yakut renkli peri camdan tebessüm eder
Haz bardağın üstünde buğuyla göğe ağar
Çayın rayihasıyla silinir gider keder.

Turnalar geçip gider mor guruplarda hüzün
Erguvan mevsiminde İstanbul başka güzel
Hasret yüklü bulutlar habercisidir güzün
Çaynağmeyi okur göz bardağı tutarken el.

Bir güvercin gözünde destelenirken zaman
Hayallere gül endam peri suret görünür
Huzurla harmanlanır ince bellilerde an
Rüveyda gamzesine dem be dem naz sürünür.

Karanfil kokulu su yol alır has iklime
Dudaklarda buselik nağmeler kanatlanır
Bu hâli anlatmaya kifayetsiz kelime
Nağme nağme güzellik çerileri atlanır

Göç başlar göçmen kuşlar deniz aşırı gider
Teleklerinde gümüş hayaller asılıdır
Bardağın buğusunda ufaktan erir keder
Dudağa değen ahenk çaynağme hasılıdır.

Fani dünya döndükçe bu nağme duyulacak
Sohbeti yaran ile demlenecek muhabbet
Demlikten bardaklara su güzeli dolacak
İz bırakıp gidecek her damakta letafet.
Ankara,11.05.2011 İ.K

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön