"Uyanıklık, her zaman bir şeyden kaçmak için en iyi bahanedir. Özellikle de sabah 4'te." — Franz Kafka"

yazı resim

cehennemdeyim yüzüm gözüm kan
ayaklarımın altında közden bir derya
yanarak koşuyorum nefes nefese kalmışım
elimi göksüme atıyorum ciğerlerim yok

iğne atsan yere düşmüyor kalabalıkta
bir izdiham bir telaş bir endişe
herkes bir birine bakıyor
tanığım birkaç dost yüzü görüyorum karanlıkta
el sallıyorum lakin beni gören yok

yanık bir et kokusu yayılıyor havaya
derilerim pul pul dökülüyor
öyle susadımki su veren yok
bir serinlik yok mudur burda
yada bir gölge bulabilsem
ayaklarım tartmaz oldu sanki gövdemi
yaslanacağım bir ağaç gövdesi
bulabilsem diyorum şuracıkta heyhat sırtım yok

naylon gibi eriyip akmışım
kızgın bir taşın üstüne
dilim boğazıma kaçmış
çığlıklarım içimde yankılanıyor
lakin sesimi duyan yok
ALİ ŞAHİN(MÜLTECİ)www.bereketlikasabasi.com
]

KİTAP İZLERİ

Kör Pencerede Uyuyan

B. Nihan Eren

Gündelik Hayatın Kör Penceresinden Sızan Endişe B. Nihan Eren, yedi yıllık bir aranın ardından yayımladığı "Kör Pencerede Uyuyan" ile çağdaş Türk öykücülüğündeki yerini sağlamlaştırıyor. Yapı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön