"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"

Dağ Gibiydin...

yazı resim

DAĞ GİBİYDİN...

Dağ gibiydin
yakanda kır çiçeği olmuştum
sana yaslanmıştım
ayrıldık bir fırtınayla
tepetaklak savrulmuştum
parçalanmıştım
her parçamla
eteklerine tutunmuştum
başında kokum kalmıştır
eteklerinde uykuya dalmış gözlerim durur
bilirim kuytularnı ayrılığın
bilirim kuyularını
yusufa su vermeyen
züleyha saçının bir teline
son genimle tutundum
kurumuş bütün kuyuları
cünüt bastı
yasaklanmış umutları
sebil ettim duygularıma
ve benim dağ gibi yarim dedim
uçuşan bulutlara
ak ile karasını
el ele tutuşturdum
yağmur sen olur
ben diye düşer toprağa
sesi bundandır özge yağmurun
kolay değil ki
dağ gibi bir sen olması
damlaların
deryalar bundan coşkundur
çağlayanlar bundandır
öylesine uğultulu
içinde yıllarımın bütün özlemleri
türkü söyler sen sen diye...

09.12.2010 Taşkışla/Taksim
Bayram Tunca 1956, Elazığ

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön