"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

yazı resim

Hüseyni açıldı hicran perdesi
Hüzzam dan hüznüne segahla koştum
Dügah dudakların mahur busesi
Tenimi yakınca rastla buluştum

Bıkınca dosttaki etvarı nazdan
Nigare besteyi yaptım mecazdan
İsfahandan girip çıktım hicazdan
Efkarın evcinden vuslata koştum

Elimde istedim yarin elini
Mekanım eyledim tambur telini
Orada beklerken narçiçeğini
Nar-i firkatimden kora karıştım

Bir zaman karşımda candan bir ayna
Ağladım mazinin serencamına
Matlubum ne idi düşünüp boyna
Cevap bulamayan gönlüme şaştım

Gün oldu kapımı çalınca gümrah
Eyvah! nidasıyla çalkandı ervah
Dostuma meyledip bulsam infirah
Deyip efgan ile dağları aştım

Aştımda ne çare bulmak ne mümkün
O canı misafir edemez mülkün
Ey bedbaht feryad et hazindir öykün
Ağladım ağladım sonra alıştım

Bir bilsen yanında nasılda hoştum
Aylarca yalnızca seni konuştum
O türkü başlarken maalesef sustum
Senden ayrılalı gülmedim dostum

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön