"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"

Duru Sularda Hayalin Gülümserken

yazı resim

Dağılırdı ufkumda sis.
Bir hikâye başlardı,
Rivayet değil bütün bunlar ben de oradaydım.
Dupduru ayakların vardı.
Gönlümden sular akardı ayaklarına beş vakit.
Sular seninle çağlardı şelalelerde.
Lâleler senin için açardı
Lâlezara melekler inerdi hayalinle

Ellerin zaten narindi.
Parmakların gelirdi akla elif denince.
İnce su misali akan parmakların,
Git gide güzelleşirdi düşümde.
İncecik parmakların,
Nedeni değildi saçlarımdaki akların.
Şimdi akıp gittin su misali,
Hüznü oldun sulara düşen ayrılıkların.

Sendin suları durultan bakış,yaz kış.
İncelirdin fikrimde gül olurdun.
Nurdun sanki semadan inen.
Göz aydınlığım.
Muştu bakışlım.
İnceliğini güllerden kıskandığım.
Sen güzeldin güzellik solurdun ben seni.

Ayakların durulurdu hayalimde gittikçe.
İncelirdi ellerin.
Yâdıma düşünce gül dibaceli adın.
Sesi yüreğimde duyulurdu güvercin kanadının.
Dupduru sulardan duruydu bakışların.
Ayaklarım suya ererdi
Değince,toprağıma ayakların.
Ankara,16.04.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön