"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

Efsane-i Çay

yazı resim

Semaverdeki telaş menzile ermek için.
Ateşten ilham alır suya bağrını serer.
Demliğin sükûneti muradı vermek için.
İkilinin birliği ateşten güller derer.
Has ünsiyet çağında dudaklar çaya erer…

Ateş su gülşen olur şenlenir yedi düvel.
Parmaklarla kaynaşır billûrdan ince belli.
Bir buğulu masalı dudağa götürür el.
Ney üfler sade neyzen çalınmaz çifte telli.
Yok bunda aslan payı herkese yüzde elli…

Semaverle demliğin ünsiyetine gıpta.
Sudaki asaleti sağar ateşin harı.
Bu tutkuya çare yok henüz bilinen tıpta.
Zemheride çağırır buğu buğu baharı.
Tepsiye diziliyken cümle görsün neharı…
Ankara, 14.08.2011 İ.K

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön