"İnsanlar, bir şeyi öğrenmek için önce o şeyin ne kadar gereksiz olduğunu öğrenmeli." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Elimde Kalemleşen Mızıkama Yağmurlaştım...

Hiç anlatmadım değil mi? Gümüş güvercinlerin takla atarken yere düşercesine dalga geçmelerini...

yazı resimYZ

Hiç anla(t)madım...
Bir mızıkam vardı, mızıklayan ; mızıkladıkça yaz yağmuru yağdıran.

Ezilmişliğim yıkılmışlığımdaydı, sormadın hiç! Ezik yanımda yokluğun vardı. Yoksulluk kaynağıma giden yollarda takıldı peşime yok-oluş vagonlarım, yok oldum...

Hiç anlamadım... kendimi bir başka bedende düşündüğümde “sen” olabileceğini her şeyin. Hayatım anlayamadıklarımda ansızın çoğaldı. Ama sen yoktun. Sen artık senliğinde de yoktun...

Hiç anlatmadım değil mi?
Gümüş güvercinlerin takla atarken yere düşercesine dalga geçmelerini... Hayattı, belki şaka kaldırmazdı. Ama hayat bile kendi içinde şaka yapmıyor muydu? Ya seni benden yağmursuz bir gün batımında aldığında –ki gözlerimde ki nemlilik neydi?..

Evet!...
Mızıkam yok artık. O bile kendi içinde çare üretti. Şu an elimde tuttuğum kalem bir zamanlar yokluğunda ağlayan mızıkamdan başkası değil. Olama(z)dı. Zaten hiçbir kalem seni anlatmakta çaresizliğime bu kadar tercüman olamazdı...

Hiç anlatmadım! Çünkü anlamayacağını düşündükçe elimde kalemleşen mızıkama yağmurlaştım... üstelik yağmursuz bir gün batımındaydı, her şeyim...

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön