Soğuk ve ıslak bir akşam,
Köşede belirdi, bir garip adam.
Her yanı kaplıydı, keder ve de gam.
Sanki yaşamıyordu, bu garip adam.
Başını kaldırdı,
Ardına son bir umutla baktı.
Belki, artık farkındaydı.
Belki de bu akşam,
Bakmaktaydı bir sona.
Başını çevirdi,
Çevreyi süzdü.
Ve birden toprağa düştü.
Ansızın oada yığılıp kaldı.
Sabah çöpçüler sokağa daldı,
Baktılar, bir ağacın altı,
Mahşer kalabalığı.
Meraklı bir çöpçü, aradan baktı.
Bir garip adam ortalıktaydı.
Kalabalık grup, uğuldaşırken,
Belirdi köşeden
Savcıyla, polis.
Soğuk gecenin, ayaz sabahı,
Yardılar o mahşeri kalabalığı.
Yerde yatıyordu, garip bir adam.
Gözleri açık, göğe bakarken,
Yüzünde sanki bir tebessüm vardı.
Bir elinde sımsıkı tutupta bırakmadığı,
Kardelen demeti,
Ama çarpmamaktaydı, o kırgın kalbi.
Savcı şaşırdı, polise baktı.
Polis şaşkındı, garibe baktı.
Aniden, bir siren sesi,
Kapladı, o ayaz caddeyi.
Peşinden, ambulans ve TV ler geldi.
Ortalık birden haraketlendi.
Halbuki, o şimdi,
Biraz yukardan,
Bakmaktaydı yeni bir mekandan.
Uğuldaşan kalabalığa,
Koşuşturan habercilere,
Sedyeye koyulan yorgun bedenine,
Ve köşedeki kafede,
Sevgilisi için aldığı kardelen demetiyle,
Bekleyen genç bir sevgiliye.
Bakıyor, yeni bir sevgililer gününde,
Yaşamın son bulup, sonsuzluğa göçtüğü yere,
Tüm umutlarının tükendiği gece.
Ve son birkez baktı, göklerden yere,
Gelmeyen sevgiliye aldığı kardelen demetiyle
Yorgun bedeni yatmaktaydı sedyede.
Mırıldandı dudakları sessizce,
Elveda sana, artık elveda...
Merhaba , yeni başlayan sonsuzluğuma,
Merhaba...
14.02.2003 Ankara 05.00
Tayfun Serdar KALYONCU