"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Yaşam

Bekliyor birşeyler, hala umutla. / Şimdi olmasa da, bir gün mutlaka. / Buluşmayı bekliyor sanki onunla, / Umutla işlenmiş, toprak yorganla... /

yazı resim

Büyük şehrin varoşlarında,
Tek göz bir oda.
Gün ışığı vurmuyor, duvarlarına.
Ufacık penceresi, kaplı muşamba.

Düşmüş kapının, iki menteşesinden biri.
Kapanmıyor birtürlü, kilidin dili.
Bitmez bir gizli hüzün var. Belli,
Hissediliyor, acı veren izleri.

Köşede duran teneke soba,
Ne işe yaradığını unutmuş ama,
Hala çabalıyor hatırlamaya,
Sonsuz aşkını, bir parça tahtaya.

Adını kimsenin bilmediği,
Belli ki bir sevda delisi.
Köşede çökmüş dizleri üzeri,
Dikilmiş kırık kapıya gözleri.

Bekliyor birşeyler, hala umutla.
Şimdi olmasa da, bir gün mutlaka.
Buluşmayı bekliyor sanki onunla,
Umutla işlenmiş, toprak yorganla...

9.Şubat.2003 Ankara 15.30

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön