"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"

yazı resim

Leyla’nın gözlerinden hüzün yağar gönlüme.
İçimde bir yer göçer yüreğim lime lime.
Dudak büküp de geçer hâlimi desem kime.
Suda ebru misali naz erguvan akşamı.

Bulutlar göç ederken vedaa mihenk olur.
Toprak yağmur beklerken özünde koru bulur.
Gözden uzak olsa da gönül hep yâri solur.
Buyduğumda ısıtan yaz erguvan akşamı.

Cümle çiçekler solar renkler hazan deminde.
Aşkın solmayan rengi daim yed-i eminde.
Bir gül misal gülümser gönlümün mateminde.
Hüzün saatlerinde haz erguvan akşamı.

Sevda masallarına adıyla başlanan kız.
Besmelenin be’sinde dağın özünde dağız.
“O” yoksa yüreklerde hem çorak hem de ıssız.
Gönlüme nişan alan gez erguvan akşamı.

Mecnunu dara çeker vefayı bilmeyenler.
Sırrı anlayamazlar sevilip sevmeyenler.
Ateşe benzin döker insafı bilmeyenler.
Yazıya dökülmeyen söz erguvan akşamı.
Ankara,05.11.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön