"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, kimseye kanıtlayamazsın." - Virginia Woolf (kurgusal)"

Ey Sevgili - II -

Herc-ü merc içinde kaybolup giden feryâdıma bir ses, boğulan ruhuma bir nefes veren ol Ey Sevgili! Geceleri zifirî karanlığın sihrini seçen sırr-ı pünhanımın sırdaşı ol!..

yazı resimYZ

“Ay bile küstü yerdeki herc-ü merce
Öyle görünmüyor her isteyince...”

Herc-ü merc içinde kaybolup giden feryâdıma bir ses, boğulan ruhuma bir nefes veren ol Ey Sevgili!
Geceleri zifirî karanlığın sihrini seçen sırr-ı pünhanımın sırdaşı ol!..
Hüküm sâhibi, hakk-ı âzametinle hükmederken âleme; bir seccâdelik yer bahşetmişsin bende-i fakirine...
Tut elimden Ey Sevgili!
Huşû ver kalb-i derunuma, bırak sermest olsun ruhum alnını koyunca hâk-i pâyine...
***
“Zaman, o bildiğin zaman değil;
Kimi bulursan onu etekle, önünde eğil...
Toz dumana zaten çoktan karıştı,
Ayaklar baş oldu göğe ulaştı...”

Hâl-i ahvâlim böyledir şimdilik;
Kaddim eğilmiş ama ruhum dimdik!
Merhametini esirgeme, tut bu bende-i düşkününün elinden;
Ve n’olur izin verme Ey Sevgili!
Eğilmesin bu baş kulun önünde, yapışmasın nânecibin eteğine...
***
Kapkaranlık bulutların kapladığı gökyüzünden kısmetime düşecek bir damla yağmur misâlî, katre katre merhametine muhtacım Ey Sevgili!
Ay ve yıldızları gönül gözümle görmek isterdim; âşkının ateşinden avuçlarım gözyaşlarımla dolarken...
Bırak yıldızlar tercümanım olsun, anlatsın sana dertlerimi...
Sığınacağım tek limanım sensin Ey Sevgili!
Uzattım sana, lütuf buyur, tut ellerimi...
***
Issız ve korku dolu yollarda yürürken, bükülmez sandığım bileğim büküldü Ey Sevgili!
Hayat değirmeninde tane tane öğütüldüm; arzularım çarmıha gerildi...
Kaderin acılarını, kederini, yılgınlığını umursamazken; boğazımda düğümlendi sesim, nefesim...
Bilirsin ki Ey Sevgili;
İhtiras diye bir mârazım yoktu, azaydı hep kanaatim...
Billur camdan gibiymiş kalbim herkese açıkken; gizliydi duam, niyazım...
Zor zenaattır gönüllerden sürgün olmak Ey Sevgili!
Yürekteki duygulara neşter vuran cerrah var mıdır ki bilsin!
Hasretin vuslâta dönüşmesi ne fırtınalar koparır yüreklerde...
Yaşamak! Gerçekten mi öylesine?
Nereden bileyim Ey Sevgili!
Bir ses veren olmadı ki sesime!..
Topladım bütün duygularımı bir kör kuyuya doldurdum; yaşamak bir nefes almak, bir yudum su ise eğer...
O vakit, yoktur hâlimden şikâyetim Ey Sevgili!
Ne azığım acıdır, ne suyum zehir...
Özleminle yanıp tutuştuğum sana, mesâfem bir adımdır, zâhir;
Vakit daraldı, vuslât yakındır Ey Sevgili!
Tut ellerimden!..

Not: Bu yazı, “ Abbas’a Nazire ” “Sana ” ve “Çoğu Bitti Azı Kaldı” adlı şiirlerimden esintilerle harmanlanmıştır...

KİTAP İZLERİ

Tarihi Hoşça Kal Lokantası

Şermin Yaşar

Şermin Yaşar’dan Kaybetmenin ve Kalanların Anatomisi Tarihi Hoşça Kal Lokantası, Şermin Yaşar’ın kaleminden dökülen, "kaybetmek bizim işimizdir" diyenlerin sessiz ve derinden işleyen öykülerini bir araya
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön