"İnsanlık, zamanın ne kadar hızlı aktığını ancak son teslim tarihini kaçırdığında anlar." - Douglas Adams"

Eylülün Şarkısı

Uzayan geceler, kısalan ömürlerce. Matrada su ,torbada ekmek kadar; Yalın,bereketli bir hayat.

yazı resim

Bir kehribar tespih, bir hazin sayfa
Ve füsunlu bilmeceler,
Eylülden kalan son hatıra.
Solgun yüzlerde okunur sonbahar.
Yüreklere değer esen rüzgâr.
Serçeler üşür dallarda,
Takvim yapraklarında ben.
Zaten, tâ eskiden;
Hüzünle kardeştir eylül,
Bilmem neden...
Kışa girizgâhtır zaman,
Ayva sarı, nar kırmızıdır artık;
Gümüş şamdanlarda gece,
Semaverde çay,
Kara bulutların arasında yorgundur ay.
Uzayan geceler, kısalan ömürlerce.
Matrada su ,torbada ekmek kadar;
Yalın,bereketli bir hayat.
Dervişin dilinde virt,
Hastanın gönlünde hasret.
Eylül hep eylül gibidir,
Hüzne müsavi.
Yağmur başka ıslatır arzı,
Yaprak içten okşar toprağı.
Kırlangıçlar seferdedir denizaşırı.
Yağmur uğurlar zamanı.
Kalanlar mahzun...
Hüznü hiç böyle göremezsiniz,
Yaprağa vurmuş aksi;
Sarı güller gibi,
Solgun yüzlerde şiir sanki.
Vakit o vakittir canlar...
Bir beyaz uykuya hazırdır şehir gayrı.
Ankara, İbrahim KİLİK

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön