"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"

Gamı Neyleyim…

yazı resim

Şu hislerime batan dikenler,
Gönlüm deki, mekânı bilendir.
Feryat nafile, figan yetersizdir,
Derinliğimi silkeleyen biganelerdir.

Kızmayın, çok görmeyin biçareyim,
Çulsuzum, gamsızım, dahi arsızım,
Ar’ı unuttum, cihan da çok yalnızım,
Kalbine, çare bulamayan hesapsızım.

Unuttum sevmeyi, gamı neyleyim,
Siz ne olur, sevin, sevinin kadri bilin,
Can’ı canan’ı nefsinize amade etmeyin,
Kıymet bilin, saygı görün sevip, sevilin.

Diken’e de razıyım, vermeyin gül’ü,
Ruhum perişan, anlayamam bülbülü,
Revanı, canı, gülü, bülbülü ve sümbüle,
Mana katan, bir kul olduğunu bilmesidir.

Keyfim, enaniyetim, eğildiğim nefsim,
Cazibe merkezim, şekliyet önceliğim,
Mana mı, bedenim tükenmez oburluğum,
Nihayeti bilemedin, bugün tükendin gittin.

Can da, canan da, hatta kız da, dahi naz da,
Mana ile değerlidir, o vakit bir hazinedir,
Gönül aç ise, hazine ne yapsın yetersizdir,
İnsanı, insan yapan kanaati, erdemi bilmesidir.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön