"Gelecek, eskiden olduğundan daha da belirsiz. Ama en azından artık daha parlak ekranlarımız var." – Douglas Adams"

Gazel

Doyamam, öyle ki baksam çehrene her dem, aç olurum, / Hem buhran içre bir deli, bazen sertâç olurum. /

yazı resimYZ

Doyamam, öyle ki baksam çehrene her dem, aç olurum,
Hem buhran içre bir deli, bazen sertâç olurum.

Alsam nefes, bir türlü, almasam başka, gurbetinde;
Yaşamağa devam diye, bir resmine muhtaç olurum.

Sanmasın Mecnun bulsa Leylasını dermanın bulur,
Dökse derdin sineme, derdimle ona hem ilaç olurum.

En olmaz zamanda özletirim nefesimi hasretlime,
Onsuz yaşanmaz bir derman-ı dil, belki ihtiyaç olurum.

Düşünsen, yürümez saniyeler saatler üstüne bazı zaman
Takılır gözlerin duvarlar, kadranda bir sabit sarkaç olurum.

Toplarken düşen gül kokusunu, urgan diye, saçından
Uyurken, ortasında gecenin, yüzünde bir tutam saç olurum.
Düşünde, makamımda hasbihale yüyürsün, sana miraç olurum...

Kıyamam ki azab çekesin nazından dar-ı ukbada
Dört bilek- dört çivi, beklenen mesih ve haç olurum.

Kırkbeş gül durur karşımda, gündüz ve gece bile;
Koklarım her birini, sonunda bir gülden ağaç olurum

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön