"Hayat bir roman gibidir; ne yazık ki editörler her zaman okuyuculardır." - Gabriel García Márquez"

Geldiğinde Kapıyı Yavaş Çal...

Ürkütme yalnızlığımı,/ / Sanma uyuyorum,/ / Sanma korkarım,/ / Ben senin hasretinden,/ / Yüreğimi susturuyorum…/ / Yalnızlığıma sarılıp,/ / Isınmaya çalışıyorum… /

yazı resim

Ürkütme yalnızlığımı,
Sanma uyuyorum,
Sanma korkarım,
Ben senin hasretinden,
Yüreğimi susturuyorum…
Yalnızlığıma sarılıp,
Isınmaya çalışıyorum…
Aslında hiç çalma kapıyı,
Anahtarın var aç ve gir.
Sessizce otur bir kenara
Seni karşılamamı,
Boynuna sarılmamı bekle;
Bekle yalnızlığımın gitmesini,
Korkutma onu bırak kendi gitsin,
Nasıl olsa sen geldin diye gidecektir,
Sen gidince o yine bana geri dönecektir…

Geldiğinde kapıyı hiç çalma,
Bırak yalnızlığımla baş başa kalayım,
Hüzünler tanıdık artık,
Yüreğimdeki yalnızlığa boğulayım…
Bak yine kıpırdanıyor kalbim,
Geleceksin diye hasreti çoğaltıyor.
Sanki ilk kez göreceğim seni,
Sanki ilk kez bakacağım gözlerine,
Sanki ilk kez tutacağım ellerini…
Kıpır kıpır yüreğim,
Sanki duracak gibi çarpıyor yüreğim…
yalnızlığım beni senden daha çok seviyor,
Bekleterek bedenimi yormuyor.
Bırak heyecanımı yaşayayım,
Şimdi gelecek diye gözlerimi
Hasretle kapıya dikeyim.

Aslında sen hiç gelme,
Yoruldu kalbim beklemekten,
Hasreti yollara bağlamaktan yıprandı bedenim,
Bir gün heyecanıma yenik düşüp,
Seni göremeden öleceğim.

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön