İç dünyamdan kaçmaya çalıştıkça kalem yazmaya zorluyor beni. Neyi, nasıl yazabilirim. Neler hissettiğimi ve neyi istediğimi kalemle nasıl ifade edebilirim ki? Evet, yazıyorum ama neden yazdığımı, neyi anlatmaya çalıştığımı bilmiyorum. Kelime hazineme eklediğim onca senli şeyden sonra ifadesizim. Şaşkın, bakakalmış bir vaziyet şu anki hâl durumum.. Yalınlığı severdim ben oysa. Olmaz ki.. Hani insan olamayacağı şeyi istermiş ya, benimki de ondan işte.. Yaşayamayacağımı bildiğim şeylerin hayallerinin ağırlığını taşıyamaz oldum. Tam vazgeçecekken çıkageliyorsun bir şekilde. Bir şiir olup yüreğimden vuruyorsun, bir esinti olup yüzümü okşuyorsun. Ya da bir melodide dinliyorum fısıltılı nağmelerini.. Gelmen bir hoş oluyor da sevgili..Bir de gidişinin ağırlığı kavurmasa bedenimi, razıyım gelişlerinin kesintili olmasına. Gelip zihnimde unutamayacağım heyecanlar bırakarak gidiyorsun ben daha 'Neler oluyor böyle?' sorusunu cevaplayamadan. Gitme desem de biliyorum gideceksin, buna mecbursun. Gitmek istemeye istemeye, pişmanlıklarını ardında bırakarak. Belki 'Bir daha olmayacak, yaşanmayacak' diyorsundur giderken. Belki bir sonraki gelişini iple çekmeye başlıyorsundur uzaklaştığını fark eder etmez.. Ah be sevgili.. Nasıl bu hâle geldik biz. Birbirimize haram olan gözlerimiz nasıl da derinden yaraladı mahremiyetimizi. Ya gecenin en koyu deminde unutmak mümkün mü birbirimize dokundurduğumız sesimizi.. Vazgeçmek.. unutulası bir kelime artık tozlaşmaya yüz tutmuş sözlük hanemde.. (19.08.2015)

KİTAP İZLERİ
Çığırından Çıkmış Bir Dünya: Sosyal Sefaletin, Ekolojik Felaketin, Etik Yozlaşmanın Kökeni
Fikret Başkaya
Düzenin Çivisi Çıktığında: Kapitalizmin Büyük Yargılanması Fikret Başkaya, “Çığırından Çıkmış Bir Dünya” adlı eserinde sosyal, ekolojik ve ahlaki krizlerimizi tek bir kök nedene bağlıyor. Modern
İncelemeyi Oku