kahverengi bir cam
dayadı alnını nefesimin buğusuna;
bu kum tanelerinden fazlası
aramıza biriken.
ama yine de dayanamadım,
annem her ne kadar kızsa da
camlara iz bırakmama
bir parmak izi koptu yüreğimden
’keşke gitmesen’
"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"
"Sabahın sekizi ve Salı... Henüz kahvemi bitirmeden önce, Tanrı'dan daha azını yargılayabilir miyim?" - Dorothy Parker"
her sonbaharda -hani şu her cisme gölgelerin sırnaştığı o mevsimde- cam gibi olurdu kahverengi gözleri.
kahverengi bir cam
dayadı alnını nefesimin buğusuna;
bu kum tanelerinden fazlası
aramıza biriken.
ama yine de dayanamadım,
annem her ne kadar kızsa da
camlara iz bırakmama
bir parmak izi koptu yüreğimden
’keşke gitmesen’