"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

güle güle

İnsan sevdiklerini kaybetmek zorunda değildir. Ama mutlaka birgün kaybeder. Neyazık...

yazı resim

İlk kez bir otobüs yolculuğunun
Senin için yorucu olduğu bir anında
Başını yaslamıştın omzuma
O sıra benim kolum göğüslerine değiyordu
sana sezdirmeden
Ve ilk kez o an tanışmıştı dudaklarım saçlarının kokusuyla
Üstelik sen gülümsüyordun da

Ne de güzel bahanemiz vardı bakışmak için
Uykulu gözlerini aralarken.
-varmadık- dediğimde
Daha da sıkı sarılıp
yatmıştın göğsümle kolumun arasına
ben sigaramı özlemiştim
sense yağmurda ıslanan çocukları
belki babalarının ben olmamı bile istemiştin gizlice
Üstelik sen gülümsüyordun da

İneceğin duraktan bi durak önce indik
El ele yürüyelim bahanesiyle
Acık da olsa yolu uzatmak için
Dumansız nefesim kirpiklerine değmişti ayrılırken
Masum yüzünün sıcaklığını çektim içime
Elini salladın; ayrıldık
Üstelik sen gülümsüyordun da

Ertesi gün toprağa vermişler seni
Neden sonra haber edeceklermiş beni; annesiyle kardeşi.
Görmezsem seni kanlar içinde
Kendileri kadar acı çekmem sanmışlar
Nereden bilsinler başka bir kamyonun beni de ezdiğini
Son kez de olsa görmüştüm o sıcacık gözlerini
Üstelik sen gülümsüyordun da

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön