"Aşkın ne olduğunu bilmeyenler, 'pi'nin ne olduğunu da bilmezler." - Albert Einstein (kurgusal)"

Her Şeye Rağmen

YAŞAMAK GÜZEL ŞEY HER ŞEYE RAĞMEN

yazı resim

Her sabah telaşlı bir hengameyle kendini dışarı atıp,yola koyulduğunda kilit trafikte, telaşlı kalabalık arasından sıyrılırken ( ah İstanbul) o malum, çileden çıkaran olaylarla sinirlerin gerildiğinde yay gibi, bir arkadaşının, dostunun günaydınıyla karşılandığında, tebessümle merhaba diyebiliyorsan yeni güne, unutabiliyorsan sıkıntı dolu saatleri, işine sarılabiliyorsan dört elle...

Yoğun geçen korkunç bir günün akşamında , kan gölüne çevrilmiş dünyayı seyrederken haberlerde, bombaların altında parçalanmış insanları seyrederken , utancından yüzünü kapatıp lanetler savururken zalime, gazete sayfalarından kan damlarken hiçbir şey yapamamanın üzüntüsüyle tutamazken göz yaşlarını, çaresizlikle kıvranırken, doğduğu gün çöp tenekesine bırakılan o minik bebeciğin kurtuluş hikayesi sonucu yetimhane yolculuğunda parçalanıyorsa yüreğin, Töre kurbanı Güldünya'lara çaresiz kaldığında kocaman dünya, Bir buçuk yaşında ki çocuğa fütursuzca tecavüz eden canavara lanetler yağdırırken, yetimhanede kaynar suyla haşlanan çocuklar ağlarken, yetmiş yaşındaki nine , kimsesizler yurdunda badana fırçasıyla yıkanırken, sen onun gözlerinde ki korkuyu içinde hissederken, yada bir yakınının ölümünden sarsılıp göz yaşlarına boğulurken, hiç tanımadığın minicik bir bebeciğin dünyaya geldiğini ve o masum çığlığını duyduğunda, yüreğinde kopan sıcaklıkla kuruyorsa yanaklarını ıslatan yaşlar. Parlıyorsa sevgi ile gözlerin...

Seyrettiğin basit bir televizyon filminde , yüz hatların gevşeyip tebessüm edebiliyorsan, aynı sofrada bir kabuk ekmeği paylaştığında ailenle unutup saatleri sohbet edebiliyorsan, yardım edebiliyorsan gönüllü (maddi olmasa da manevi ), dostluğunu tanıdıklarınla ya da hiç tanımadıklarınla paylaşıyorsan en doğusundan en batısına sınırlarını aşıp yurdunun, dünyanın dört bir ucuna sevgiyle; aç kalmışa aş, okuma özlemi çekene kalem olduğunda , gözlerinde ki o yarım yamalak parıltılı şiirle tebessüm edebiliyorsan. Bir kediciğin yavrularını sarıp emzirmesinde ki mırıltılarda huzur duyuyorsan, ektiğin bir tohumun, toprağın bağrını yırtıp filizlendiğini görüyorsan, yağan yağmurdan sonra çıkan gökkuşağını yakalama çabasıyla toprağın kokusunu içine çekebiliyorsan ...

Her şeye rağmen, güzel değil mi yaşamak, değmez mi soluklanmak, iyilerin tükenmediğini bilip
umutla güneşin doğacağı günü beklemek

Her şeye rağmen var olmak ve paylaşmak,

YAŞAMAK GÜZEL ŞEY HER ŞEYE RAĞMEN 25/12/2007

Meral Yağcıoğlu

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön