"Yeni bir yıl mı? Harika! Eski hataları tekrarlamak için yepyeni bir fırsat..." - Mark Twain (kurgusal)"

İki Küçük Çakıl Taşı

Çakıl taşının hayatıma girdiği gün ve hüzün

yazı resim

Hava çok soğuk, kar soğuğu sanki. Üşümekten dişlerim takırdıyor, ellerim cebimde sabahın erken saati yollardayım işe gitmek üzere.

İki küçük çakıl taşının sıcaklığında içim ısındı, damarlarımdan ılık ılık sevgi akıyor.
Öyle kuyumcularda satılan müstesna taşlardan değil bu iki küçük çakıl taşı. Herkesin bildiği ve her yerde bulunabilecek alelade taş sadece, hani küçükken beş taş oynardık ya işte onlardan iki tane var avucumda.

Cebimde ve hep benimle birkaç zamandır iki küçük çakıl taşı. Her yerde birlikteyiz, ya avucumda , ya cebimde ya da yastığımın altında. Ellerim cebimdeyken parmaklarıma dokunduğu an içimde meydana gelen hüzünlü bir kıpırtı yüzüme küçük bir tebessüm olarak yansır. Palyaço misali. Elimi sımsıcak tutar güç verir...

Avucuma alıp sardığımda o yumuşak göğsüne başımı yaslamışım da başımı okşar bulurum kendimi. Mis kokusu ve ılık nefesini duyarım her gece yastığımın altında iki küçük çakıl taşı, elim üzerinde uykuya dalarım, Gece üzerimi örter üşütürüm diye nöbetteyken, geleceğimiz yok ya geçmişin sayfalarında geziniriz rüyamda. Sabahın alaca karanlığında o tatlı sesiyle “saat yedi haydi kalk geç kalacaksın” günaydın diyerek uyandır ve hazırlanmış kahvaltı sofrası bir bardak ballı süt ve kızarmış bir dilim ekmek ve bir haşlanmış yumurta “yapma ya anne ben bunları nasıl yerim” “yersin yersin bütün gün koşturacaksın enerji lazım sana” aramızda geçen konuşmalar.Ve pencereden el sallayıp güle güle yolun açık olsun diyerek uğurlar. Akşamları da aynen pencerede karşılar beni günü paylaşırken gece yarısını geçmiş olur “haydi bakalım yatma vakti”

Eskiden yoktu iki küçük çakıl taşım annemle babamdı benim güneşle ayım. Bir ay kadar önce
Allah’tan geldik ve Allah’a döneceğiz ya işte o vuslat vakti solan güneşimi toprağın bağrına koyarken, kavuşmak üzere küçük bir ayrılık vakti, bayılıp ayılırken nasıl cebime yuvalanmış bilmem o iki küçük çakıl taşı...19/11/2007

meral yağcıoğlu

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön