"Gelecek, sigara içtiğimizde bile bizi yakalar. Ve bazen, bir Pazartesi sabahı gibi kokar." - Woody Allen"

İşitene

sefil yüzyılda değişmeden kalabilen değerler adına...

yazı resim

Bu darağacından kısık sesli bir haykırıştır!

Aynı ufuklarda buluştuğumuz dostlar!
Mermisiz günlerde kaleme süngüler taktım.
İsyanı ben çaldım karanlık gecelerden.
Kurşun gibi şiirler yazdım ışık ışık
Ayazda bırakmadım nevruz çiçeklerini
Mavi önlüklerde umut büyüttüm,
Tezek sobasında güneş...
Muhalif oldum sefil yüzyıla.
Çocuklar yarınsız kalmasın diye
Karşıma aldım şeytanın çocuklarını.

Her adımda bin çelme geldi ayaklarıma,
Her köşe başında bin tuzak,
Ellerim yapıştı buzlu demire.
Sevinçlerim çalındı bayram sabahı.
Gülümsemek yasak olduğundan beri
Çatık kaşlarımla perdeledim gülüşlerimi.
Cahiliye devrine nispet
Kuma gömüldü sevdalarım.
Adı konulmadan, bir kez görülmeden,
Göbeği kesilmeden boynu vuruldu.

Ama siz mavi umutlarım!
Sakın tükenmeyin onlara inat.
Çin Seddi saramasın hayallerinizi.
Düşünceleriniz sığmasın evrene
Kesmesin yolunuzu demir dağlar
Kucaklaşın kardeşlerinizle.
Kalemlerinizle yıkın siperleri
Yanlışları silginizle düzeltin.
Ve bir ülke çizin resim defterinize
Sınırsız...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön