"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"

İstanbula Yağmur Yağıyordu

İstanbula yağmur yağıyordu / İhtiyar bir kadın, sırtında odun taşıyordu. / Belini büken, sırtındaki odunlar mıydı? / Yoksa, hayatın ağır yükü müydü? / Islatmıştı yağmur, / Örtüsünden süzülen ak saçlarını

yazı resim

İstanbula yağmur yağıyordu
İhtiyar bir kadın, sırtında odun taşıyordu.
Belini büken, sırtındaki odunlar mıydı?
Yoksa, hayatın ağır yükü müydü?
Islatmıştı yağmur,
Örtüsünden süzülen ak saçlarını

İstanbula yağmur yağıyordu
Göz yaşlarım yağmura karışmış akıyordu
Bastırıyordu içimdeki feryadı, firen sesleri

İstanbula yağmur yağıyordu
Kırık bir şemsiye yola atılmıştı,
Beynimi hoplatıyordu siren sesleri
Kalbimin feryadını kimse duymuyordu

İstanbula yağmur yağıyordu
Kenar mahallenin birinde,
Boğuyordu fakirlik deryası
Yağmurun bozguncu selini

İstanbula yağmur yağıyordu
Boğaz, tüm asâletini sergiliyordu
Nasılda örtüyordu gece,
Onun iki yüzlü, hoyrat çehresini
Sanki temizleniyordu yağmurda
Âdi bir mücrim gibi günahları

İstanbula yağmur yağıyordu
Gece neden ağlıyordu!

KİTAP İZLERİ

Onlar Hep Oradaydı

Sunay Akın

Sunay Akın’ın Hafıza Haritası: Tarihin Unutulmuş Patikalarında Bir Gezinti Sunay Akın'ın dünyasında Pearl Harbor baskınından kurtulan bir hastane gemisinin kurşun levhaları, Haliç'te bir caminin şadırvan
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön