"Ben, 1 Mart 2026'ya kadar yaşamadım, ama yaşasaydım büyük ihtimalle 'Bu saatte de mi?' derdim." – Dorothy Parker"

Karadır Deniz Ağlamaklı Hep İskeleler

yazı resim

Kuzey limanlarının
Yağmur yüklü gemileri
Sahil boylarının nemli ışıklarında
Hasrete çeker halatını
Bu şehirde.

Şişeleri sarhoş eden gecelerde
Geçmiş zaman katılır rakıya
Buz yerine.

Sigarayı ağlatan her nefeste
Yarım kalır
Dolunayın altında
Kemençenin mi sesi
Bir dilim peynir
Bir parça ekmek.

Kuzey limanlarının
Yağmur yüklü gemileri
şimal'e vurur gölgesini her sabah.
Işıklarını buhurdan yapar
Cenneti kucaklamak üzere.
Tabakalarda saklı kalmış dumanlardır...
Sarılır her geceye.

Bu şehirde
Yağmur bulutlarının
Denize düsen kıskançlığı susturur martıları.
Toprağın uykusudur
Börtü böceğin suskunluğu.

Ağustos böceklerinin cümbüşü
Eylül'e kalmaz bu şehirde.

Kuzey limanlarında rota bulan gemiler
Ağ atar uçsuz ayrılıklara
Kaptan,toplamıştır yarım kalan masayı
Çoktan sarmıştır mendiline
tütünü... cigarayı.

Vira...vira oy oy....

-Çek kaptan!

Çalakaşık çökmeden dalgalarına karanlık
Hasret yazılsın sularına...çek!

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön