"23 Nisan çocuk bayramıysa, büyüdüğümüzde ne oluyoruz? Kocaman bir 'keşke' mi?" - Franz Kafka"

Kılıç ve Krizantem

Çiçekler kıskanırdı hayallerimde Adına en çok gül yakışırken. Sonra sustu gramofon ağladı krizantem. En hassas yerinden kesildi ses. Nefes nefesti kılıç.

yazı resim

Çiçekler kıskanırdı hayallerimde
Adına en çok gül yakışırken.
Sonra sustu gramofon ağladı krizantem.
En hassas yerinden kesildi ses.
Nefes nefesti kılıç.

Dervişler tango bilmezken.
Parayı da bilmezlerdi.
Buğdayla alıç alıçla buğday vardı tedavülde.
Dergâha hep düz odun girerken,
Mutluydu krizantem.
Ses su sesiydi,
Dem yâr busesi…

Gece çökünce,
Ben susardım, ellerin inceydi.
Gülden ziyade güzeldin,
Adına en çok gül yakışırdı.
Gramofonda hep aynı şarkı çalardı.
Bir hıçkırık sesi karışırdı havaya.
Krizantemler en kırmızıyı açardı.

İçimde dal kılıç bir sevdaydı boyun .
Zambaktan ak ellerin vardı.
Çiçekler kıskanırdı hayallerimde.

Tebessümüne gül kokusu karışırken.
Gamzen konuşur,
Krizantemler ağlardı.
Kalemleri andırırdın her hâlinle.
Sesin billûr sulara yansır,
Yakardı busen ateşten ziyade.

Kar koru, öperken.
Nefes nefesti kılıç…
Hayaller kurardı krizantem.
En güzel hayaldin sen,
Gittin bende andaçsın.
Ne kılıç keser,
Ne krizantem açar artık.
Çiçekler kıskanır hayallerimde.
Gramofon susar krizantem kanar bir yerimde...
Ankara,28.10.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

İnsan Olmak

Engin Geçtan

Türkiye'nin Ruhuna Tutulan Ayna: Engin Geçtan’ın Eskimeyen Klasiği Üzerine Her ülkenin edebiyatında, nesiller boyu elden ele dolaşan, altı çizilen cümleleriyle adeta kolektif bir yol arkadaşına
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön