"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Kısa Metrajlı Perdeler

Bir takım oyunlar siyah, bazıları beyaz / ve bazıları da alabildiğine renklidir. / Ve hayatın oyunları İstanbul da / kim vurdu renklere mahkumdur. /

yazı resim

İstanbul da banliyöler
saçlarını tarıyor
yüksek gerilim altında
ve
bir çocuk ağlıyor.

Memeler ısırgan,
memeler dil yarası.

Bir ana çocuğunu arıyor.

Kapılar açılıyor,
kapılar kapanıyor
ve
bir beden kendine akıyor
ki
tüm çıplaklığıyla
ben giydirilmiş
ölüm
yatıyor...

İstanbul da bazı kısa perdeler
açılıyor
ardından bazı perdeler
uzun kapanıyor
ve
karanlığın önünde
ki
tüm oyunlar hayata dair
kısa metrajlı oluyor.

Bazıları alt geçitlerde buluyor;
faili meçhul kişiliklerini.
Bazı üst geçitler
ölüm kokuyor,
çıkılmıyor.

Bazı J.J.Rousseu’lar
tecavüz ediyor yemeğe
bazıları ekmeği banıyor
alın terine
ve
banliyösünden kanıyor
İstanbul
ki
bir çocuk anasını,
bir ana çocuğunu arıyor.

Bazı sevdalar ise
Quasimado!..

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı

İlber Ortaylı

Cumhuriyet'in Mirası ve Geleceği Üzerine Bir Sohbet Milletlerin kurucu yüzyıllarıyla hesaplaşması, kopuş ve devamlılık arasındaki o hassas dengeyi sorgulaması, tarih yazımının en çetrefilli alanlarından biridir.
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön