"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

Küçükayı

sen uyurken ben de uyurum unutma!..

yazı resim

neredesin sen?
gelsene!..bu şehir
getircegin sicaklikla dirilir
ölü kuşlar can bulur yeniden
bulvarlar yeşerir..

ellerin yoksa eğer
tut ki, geceyi getirdin bana
tut ki, düşlerim sebil...
ne çıkar bundan
sabaha ellerinle gidilir...

sendeki beyazlık
bodur bir ağaççığın dalında
top top kar olmuş, erir...

gelmezsen
ay batar bir kere, kararır yüzüm
yolunu bulamaz gece kuşları
mağaramdaki bahar, durur hazana
sararır yapraklar... yana yana
rüzgarlara devinir...

beklerim ya
yönü kaybolur kavşaklarn
gelen gider, giden gelir
kuşaklarında taşıdıkları bıçakla
keserler ağzımı...içimde zehir...

yoldayım ya
numarasız kesilmiş bir biletin
koltuğuna oturmuşum
bakarım
pencerede dünya gezinir...

gör ve kaydet
bu kalem senin
bu gözler de senin
ne kadar çok seversen
o kadar çok hayallere gidersin
nasihatimdir...

bak!..
küçükayı açmış ağzını
görmez yanından gerçeğin
düşleri / ni gevelenir...

ah çocuk
bilmediğim adlar sayma bana
bunlar da kim?
aklım delirir....

sen uyurken
ben de uyurum
unutma!..
al işte sana
esinleme şiir!..

:)))))))

not: bu şiir sevgili cs'ye armağanım olsun...sevgiyle...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön