"Hayatta iki şeye güvenebilirsin: kahveye ve bir yazarın 'son taslak' dediği şeye." – Neil Gaiman"

Kusurlu Yalnızlıklar

yazı resim

Ne rezil bi çıplaklık bu yalnızlık
uykuyu beklerken, yarını misafir ediyorum beynimde.
Kusurlu yalnızlıklar çekiyorum; küsürlü zaiyatlarım var...
Canım çekiliyor...
Aklını kovalayan insanlar geçiyor içimden
dönerek,savrularak,acıtarak...

Neyseki baş ağrısından ölmüyor insan

Lügatımdan sabır sözcüğünü çıkarmaya zorluyor zaman,
elimde tetiği çekilmeyen namlusu yönsüz bir tabanca gibiyim

hazır-an'da vuracağım kendimi...

Uzaktan hısım kılıyor ayrılık bizi,
yakından hasım...
Öylesine yanmış ki canımız yaşamaktan
yorulmuşuz.
Kimsesi yok kimsenin...

İlk öpücüğün tadını sokağa yayan çocuklar gibi;
ruhumuz öpüşür,başkasındayken ağzımız.
Sonra, çırpınan tövbelerle giyiniyor utancı
aklımız..

Pişmanlıklar diz boyu...

Oysa,yetmiş iki bin evrenin kadın teninde gezdim ben;
yinede birileri adını dediğinde
hala etim yanıyor ...

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön