"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"

Laleler...

boynu bükük laleler...

yazı resim

] ]
Laleler, boynu bükük laleler,
Renginde keder var lalelerin,
Canlıydılar, neşeliydiler daha dün,
Şimdi nedir bu elemli haller?

Laleler mi, yoksa ben mi?
Elemli, kederli ve yorgun olan,
Laleler mi, yoksa ben mi?
Boynu bükük ve sensiz kalan?

Laleler ayna oldular bana,
Kendimi gördüm, her bakışımda,
Gözümü kapatıp, ağladığımda,
Hayalimde, boynu bükük laleler.

Sevgi bekler mi laleler benim gibi?
Ararlar mı seni, ya da sevdiğini?
Boynunu bükerler mi benim gibi?
Ağlarlar mı bilmem, benim gibi?

Gemiler ufka nokta koyarken,
Ümidim sallanır, sararır düşer.
Laleler, ah işte o laleler,
Gördüğümde bana seni sorarlar.

Laleler, yoldaş oldular bana,
Çilesini çektik biz bu baharın,
Acısını içtik her güz ve kışın,
Boynumuzu büktük, ve hiç gülmedik.

Ömer Faruk ÇELEBİ

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön