"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

Kurtulmanın vakti geldi sessizlikten
Ruhumuza giyip çıkardığımız düşleri satmalıyız

. . .

Müziğin kuytu yerinde unutulan kimliklerle
Başlayıp bir dizeye bitirmeliyiz yoksul demi
Uyluk kemiğine yağmur yağar ilk düşüncenin

ve çünkü / bildirmiştir kuşlara ölümü ve dünyanın
Bir yol haritasının orta yerinden yırtılışı olduğunu
Uykusuz ve günahsız insan refleksinin çağlayanı

. .

Maksatlar kaybolurken bir bir kalabalık sisinde
Tortuları şekillenir aşkın bir kurşunluk canıyla
Vurulması olası unutkanlık sürgününde yüreği

ve asla / harflerin kurtaramadığı boşlukta söz
Vermemeli . . .

. . .

Kurtulmanın vakti geçiyor sessizlikten
Ne çok sıra varmış soyunmak isteyen ne çokmuş

Emre Gürkan Kanmaz
KARŞIN / Sayı 16 / Kasım - Aralık 2009

* Eski Türkçede 'Gayrı' anlamına gelmekte

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön